İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim’de yapılacak seçimlerin “varoluşsal öneme sahip” olduğunu savunarak açıkladığı yeni güvenlik doktrininde İran rejimini devirme sözü verdi.
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu’nun Batı Kudüs’teki ofisinde İsrailli gazetecilerle bir araya geldiği ve 10 yıl aradan sonra yeni bir güvenlik doktrinini açıkladığı brifingin görüntülerini yayımladı.
The Times of Israel gazetesinin haberine göre, gelecek hafta ülkede yapılacak seçimleri “varoluşsal önemde” olarak nitelendiren Netanyahu, “savaş hedeflerini tamamlama sözü” verdi.
Yaklaşık iki saat süren ve Netanyahu’nun “saldırgan bir güvenlik doktrini” ortaya koyduğu brifing, İsrail’deki çok sayıda medya kuruluşu tarafından boykot edildi.
“PLANIMIZ (İRAN’DA) REJİMİN ÇÖKÜŞÜNÜ SAĞLAMAK”
“Önleyici saldırıları yeni ulusal güvenlik doktrininin temel ilkesi” olarak tanımlayan Netanyahu, İran’ın “nükleer emellerinin” İsrail açısından en büyük tehditlerden biri olduğunu savundu. Netanyahu, “İran rejiminin devrilmesinin” temel stratejik hedef olmaya devam ettiğini belirtti.
İran’da “ekonominin gün geçtikçe kötüleşmesinin halk baskısını artırdığını ve yeni protestoların başlayabileceğine” işaret eden Netanyahu, “Planımız, rejimin çöküşünü sağlamak için çok kapsamlı ve kararlı bir plan. Tüm güvenlik kurumlarına verdiğim talimat budur.” diye konuştu.
ABD’nin desteği olmadan İran’a saldırma seçeneğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Netanyahu, “ABD’ye bağımlı olmadıklarını” savundu. Netanyahu, “Gerekli olduğu ölçüde, bağımsız da hareket edeceğiz. Bunu daha önce de yaptık, gerekirse yine yapacağız.” ifadelerini kullandı.
BATI ŞERİA’DAKİ SALDIRILARI KÜÇÜMSEDİ
İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin son günlerde Filistinlilere, İsrailli ve yabancı aktivistlere, gazetecilere ve hatta diplomatlara yönelik saldırılarına değinen Netanyahu, Filistinlilere yönelik saldırılar düzenleyen İsraillileri “isyancı” olarak nitelendirdi.
Uluslararası kamuoyunun saldırılara gösterdiği ilgi ve yönelttiği kınamaların boyutunun abartıldığını öne süren Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşanan saldırıların önemini küçümsedi.
Gazze konusunda Hamas’ın silahsızlandırılmaması hâlinde bölgenin yeniden imarına izin vermeyeceği yönündeki iddiasını yineleyen İsrail Başbakanı, Lübnan’da ise Hizbullah’ın Beyrut yönetimi tarafından silahsızlandırılması gerektiğini savundu. Netanyahu, aksi durumda “Gazze ve Lübnan’da işi kendilerinin yapacağı” ifadesini kullanarak saldırı tehdidini tekrarladı.
ABD İLE İLİŞKİLER
ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresi sona erene kadar zamanlarının sınırlı olduğunu belirten Netanyahu, “İki yıl sonra, Washington’da İsrail’e karşı son derece düşmanca bir tutum sergileyen bir başkan iktidara gelebilir. Bu iki yıl boyunca elimizden gelen her şeyi yapmalı, bölgemizde ve ötesinde birçok ittifak kurmak için çalışmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Hindistan ve Latin Amerika ülkelerinin İsrail için potansiyel ortaklar olduğunu ileri süren Netanyahu, Arap ve Avrupa ülkelerinin hükümetlerinin İsrail ile yakınlaşmaya çalıştığını iddia etti. Netanyahu, söz konusu ülkelerin “silah ve savunma sanayi tedariki için İsrail ile görüştüklerini” öne sürdü.
İsrail’in toplamda yaklaşık 145 milyar dolarlık güvenlik yatırımı yapacağını açıklayan Netanyahu, bu kaynakla “askeri yer altı tesisleri dahil yerli silah üretimini artıracağını” dile getirdi.
Seçimlerin ardından ulusal birlik hükümeti kurmaya çalıştığı yönündeki iddiaları reddeden Netanyahu, buna rağmen “geniş tabanlı bir hükümet kurulmasını” istediğini belirtti.





