55,76
49,58
6.569
4.079.108
X Facebook WhatsApp 20 Ekim 2026 0 0

Tom Barrack’tan Yemen açıklaması: ABD’nin kara harekâtı anlamsız

ABD’nin Ankara Büyükelçisi, aynı zamanda Suriye ve Irak Özel Temsilcisi olan Tom Barrack, Yemen’de Husilere karşı Amerikan askerlerinin sahaya sürülmesini mantıklı bulmadıklarını açıkladı. Washington’un Suudi Arabistan’a lojistik yardım sunduğunu belirten Barrack, doğrudan askeri müdahalenin ise uygun bir yöntem olmadığını dile getirdi.

Doha’da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda değerlendirmelerde bulunan Barrack, Washington’un geçmiş yıllarda Ortadoğu’da gerçekleştirdiği askeri girişimlerin sonuçlarını ele aldı. Bölge devletlerinin sorunlarını aşmak için ABD’ye bel bağlamak yerine kendi aralarında iş birliğini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.

Amerikan yönetiminin bölgedeki yaklaşımını değiştirdiğini kaydeden Barrack, ülkelerin güvenliklerini kendilerinin sağlamasını destekleyen bir politikaya yönelindiğini aktardı. Washington’un müttefikleriyle ilişkilerini sürdürdüğünü belirten Büyükelçi, buna rağmen bölgedeki bütün anlaşmazlıkların ABD tarafından çözülebileceği düşüncesinin gerçekçi olmadığını söyledi.

YEMEN’DE ASKERİ SEÇENEK YERİNE MÜZAKERE ÖNERİSİ

Yemen’deki çatışmalar hakkında konuşan Barrack, Husilere karşı ABD askerlerinin kara operasyonuna katılmasının anlamlı bir sonuç doğurmayacağını düşündüğünü bildirdi.

Suudi Arabistan ile Husilerin, bölgesel arabulucuların da katılımıyla görüşmelere başlamasının daha uygun bir yol olabileceğini kaydeden Barrack, siyasi anlaşmazlıkların giderilmesinde karşılıklı temasın ve diplomatik çabaların öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

WASHİNGTON İLE TAHRAN ARASINDA UZLAŞMA ARAYIŞI

İran’la yaşanan gerilime ilişkin açıklamalarda da bulunan Barrack, Amerikan yönetiminin Tahran’la barışçıl bir uzlaşıya ulaşmayı amaçladığını aktardı. Donald Trump’ın görüşmelere kapıyı kapatmadığını belirten Barrack, çatışmanın büyütülmesi yerine diplomatik çözüm üzerinde durulduğunu ifade etti.

Katar, Umman, Pakistan ve İsviçre’nin yürüttüğü arabuluculuk faaliyetlerini hatırlatan Barrack, Washington ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki karşılıklı güvensizliğin ilerleme sağlanmasını zorlaştırdığını söyledi.

Barrack’a göre, İslamabad mutabakatının yeniden düzenlenmiş bir metni, tarafların tekrar masaya oturmasına imkân sağlayabilir. Ateşkes, deniz taşımacılığı güzergâhlarının yeniden kullanıma açılması ve İran halkının ekonomik yükünün hafifletilmesi de ele alınabilecek başlıklar arasında yer aldı.

İRAN’IN YÖNETİM BİÇİMİNE HALKI KARAR VERMELİ

Ortadoğu’nun yaklaşık 3 bin yıldır kendini anlamlandırmaya çalışan bir coğrafya olduğunu söyleyen Barrack, “Buraya yüzlerce peygamber geldi. Onlardan hiçbirisi bu meseleyi çözemedi. Bizim bu sorunları birkaç yıl içinde çözmemiz pek olası değil” ifadelerini kullandı.

İran’da gelecekte nasıl bir siyasi düzen kurulacağına dış güçlerin değil, İran halkının karar vermesi gerektiğini belirten Barrack, geçmişte uygulanan rejim değiştirme politikalarının sonuçlarına işaret etti.

ABD’nin geniş Ortadoğu coğrafyasında 23 rejim değişikliği girişimine katıldığını belirten Barrack, kişileri veya yönetimleri müdahaleyle değiştirme çabalarının yanlış olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Amerika ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın hatalı bir karar olup olmadığı sorulduğunda Barrack, bu konuda kesin bir değerlendirme yapamayacağını ifade etti.

Trump yönetiminin 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyonları başlatırken temel amacının yönetimi devirmek olmadığını aktaran Barrack, harekâtın başlangıçtaki gerekçesinin Washington tarafından yakın bir nükleer tehdit olarak görülen tehlikeyi önlemek olduğunu kaydetti.

Bir yanıt yazın